İçeriğe geç

Ahrar kim kurdu ?

72 Fırka Hadisi Nedir? Mezhepler Arası Bir Çılgın Yoldaşlık

Hadi, bu yazıyı okurken çayı elinize alın ve rahatlayın. Çünkü karşınızda oldukça “karışık” ama bir o kadar da eğlenceli bir konu var: 72 fırka hadisi! Evet, evet, yanlış duymadınız. Hani bazen bir arkadaşınız, “Hadi bakalım, şunu bir çöz de bak ne kadar bilgili oluyorsun!” diye size meydan okur ya, işte o meşhur 72 fırka hadisi de tam olarak öyle bir şey. Mezhepler, gruplar, ayrışmalar… Hadi biraz eğlenelim, sonra bu hadisi bir çözelim.

Peki, 72 Fırka Hadisi Ne Dedi?

Şimdi, 72 fırka hadisi, İslam’ın farklı mezheplerini anlatan bir kavram. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) “Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, bunlardan yalnızca biri doğru yolda olacak, 72’si ise sapacaktır” dediği rivayet ediliyor. Bu sayı 72, bazı kaynaklarda sembolik olmasa da, kesinlikle insanın kafasını karıştıran bir sayı! Yani, tam olarak 72 mi? Mesela, “Bize ne? 71 mi olmalıydı?” diye soracak halimiz yok tabii, ama yine de bu sayı hep bir soru işareti bırakıyor.

Erkekler Ne Diyor? Strateji, Strateji, Strateji!

Erkeklerin bakış açısına göre, bu 72 fırka meselesi oldukça stratejik bir durum. Adamlar, hemen konuya giriyorlar: “Fırka demek mezhep demek, mezhep demek dini farklılıklar demek, dini farklılıklar demek… bak, net bir şekilde çözülmesi gereken bir problem demek!” Yani, erkekler genellikle konuya çözüm odaklı yaklaşır. “Bu 73 fırka meselesi neden var? Hangi 72’si yanlış? Hangisi doğru?” diye sorar, kağıt kalem alır, bir tabloda mezhepleri sıralar ve bir analiz yapar. Sonuçta, erkeklerin çözüm bulma yetenekleri, bazen bu kadar derin konularda bile stratejik bir hamleye dönüşebiliyor.

Bir erkek için bu 72 fırka hadisi, adeta bir puzzle gibi; çözmeye başladıkça daha çok kafa karıştıran ama bir o kadar da mantıklı bir yapboz. “Neden 73, neden sadece biri doğru?” sorusunun cevabı ise başka bir yazının konusu!

Kadınlar Ne Diyor? “Bize Birlik Gerek!”

Kadınların bakış açısı biraz daha duygusal ve toplumsal bir yaklaşım sergiliyor. Hani diyorlar ya, “Mezhep farkı bizi birbirimizden ayırmasın, hepimiz biriz!” İşte kadınlar, bu hadisi genellikle toplumsal birliktelik ve hoşgörü açısından yorumluyorlar. “O kadar çok fırka varsa, hepimiz doğruyu bulmaya çalışıyoruz demek ki,” diyorlar.

“Böyle olmasaydı, herkes kendi doğru yolunda bir arada olabilir miydi?” sorusuna kadınlar daha çok ilişkisel bir bağlamda yaklaşır. Yani, 72 fırka meselesi aslında bazen onlara, “Bize ne oldu da bu kadar farklılaştık?” gibi bir soru getiriyor. Herkesin farklı bir yolu, farklı bir bakış açısı olabilir ama asıl mesele, farklılıklar içinde ortak bir insanlık paydasını bulmakta. Bu, kadınların empatik ve insani yaklaşımının yansıması.

Gülümsemenizi Aldınız mı? İşte Şimdi Gerçek Soru!

Şimdi, bir şey itiraf edeyim: Bence biz hepimiz biraz kaybolmuş durumdayız. Bu 72 fırka, bu kadar ayrışma, insanı bazen gerçekten şaşırtıyor. Ama… hadi, biraz daha eğlenceli bir soru sorayım: Sizce gerçekten sadece bir fırka mı doğru? Yoksa her biri biraz doğru, biraz yanlış mı?

Erkeklerin analizleriyle, kadınların daha toplumsal ve empatik bakış açıları arasında bir denge bulmak zor, değil mi? İşte asıl mesele de burada başlıyor: İslam dünyasında bu kadar çok mezhebin ve farklı görüşün varlığı, sadece dini bir mesele değil. Aynı zamanda, insanlık tarihinin, kültürlerinin, yaşadığımız toplumların ne kadar farklı ve zengin olduğunu gösteriyor. Ama yine de bir arada olabilmek, sanırım en güzel yol.

Siz Ne Düşünüyorsunuz?

Benim gibi kafanız karıştıysa, bir düşünün: Eğer herkes kendi doğru yolunda gidiyorsa, o zaman biz gerçekten hep birlikte aynı dünyada yaşıyor muyuz? Peki, sizce 72 fırka gerçekten hepimizi ayrıştıran bir mesele mi, yoksa farklılıklarımız içinde birbirimizi daha iyi anlayabileceğimiz bir fırsat mı?

Düşüncelerinizi çok merak ediyorum! Yorumlara bekliyorum, hadi bakalım!

8 Yorum

  1. Aslan Aslan

    Ahmet Samim Celalettin Arif Ahmet Fazlı Bey Nihat Reşat Belger Fazıl Bey Kıbrıslı Tevfik Bey Osmanlı Ahrar Fırkası / Kurucuları Ahrâr lakabıyla ve Taşkendî nisbesiyle tanınmıştır. 1403 (H.806) senesinde Taşkent’te doğdu. 1490 (H.895) senesinde Semerkant’ta vefât etti. Kabri oradadır. Doğumundan îtibâren üstün halleri görülen Ubeydullah -ı Ahrâr hazretleri annesi nifastan (lohusalık hâli) temizlendikten sonra emmeye başlamıştır.

    • admin admin

      Aslan!

      Görüşleriniz bana düşündürdü, katılmasam da teşekkürler.

  2. Yiğitalp Yiğitalp

    Ahrâr lakabıyla ve Taşkendî nisbesiyle tanınmıştır. 1403 (H.806) senesinde Taşkent’te doğdu. 1490 (H.895) senesinde Semerkant’ta vefât etti. Kabri oradadır. Doğumundan îtibâren üstün halleri görülen Ubeydullah -ı Ahrâr hazretleri annesi nifastan (lohusalık hâli) temizlendikten sonra emmeye başlamıştır.

    • admin admin

      Yiğitalp!

      Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim; katkılarınız yazının anlatımına çeşitlilik kazandırdı ve farklı açılardan bakabilme imkânı sağladı.

  3. Damla Damla

    Talha bin Ubeydullah – Vikipedi. Ubeydullah Ahrâr 29 Rebîülevvel 895’te ( 1490) Semerkant ‘ta vefat etti ve burada defnedildi.

    • admin admin

      Damla!

      Düşüncelerinizin bir kısmına uzak kalsam da teşekkür ederim.

  4. Karar Karar

    Nakşibendî şeyhi. Bahâeddin Nakşibend ‘e (ö. 791/1389) nisbet edilen tarikat. Ubeydullah -ı Ahrar hazretleri, Türkistan’ın büyük velilerindendir. Silsile-i aliyyenin on sekizincisidir. 1403 yılında Taşkent’te doğdu. 1490’da Semerkant’ta vefat etti. Kabri oradadır.

    • admin admin

      Karar!

      Önerileriniz yazının özgünlüğünü artırdı.

Yiğitalp için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet yeni giriş adresibetexper.xyz