İçeriğe geç

Hedil hangi dilde ?

Hedil Hangi Dilde?

Bir Duygu Sarmalında: Kayseri’de Bir Günün Hikayesi

Bugün bir şey oldu. Kalbimde bir şeylerin değiştiğini hissediyorum. Kayseri’nin sokaklarında, insanların aceleyle yürüdüğü, dükkanların rengârenk vitrinlerinin ışıklarıyla dolu o sokaklarda yürürken, bir kelime takıldı aklıma. “Hedil”. Hani, kaybolmuş gibi bir hisle… Öylesine bir kelime değil, sanki bir anıydı. Hem kaybolmuş, hem de bir şekilde hep buradaydı. Hedil hangi dilde? Diye düşündüm. Bir dilin sınırlarını aşacak kadar derin, bir anlamın kaybolmuş yansıması gibiydi. O kelimenin, hayatımda ne kadar anlam taşıdığını, belki de ne kadar uzun zamandır aradığımı şimdi daha iyi anlıyorum.

Bir Kelimenin Beni Nasıl Değiştirdiği

Kayseri’nin dar sokaklarında yalnız başıma yürürken, bazen insanlar geçmişi çok hızlı unutur. Ya da bazen, o geçmişin bir parçasını unutmak istemezler. Ne zaman bunları düşünsem, içinde kaybolduğum o eski mahallenin sıcağında, geçmişin anıları burnuma gelir. Çocukken, annemle oturduğum apartmanın bodrum katındaki o odada, büyükbabamın yazdığı eski şiirleri hatırlıyorum. “Hedil” kelimesi, o günlerden kalan bir hatıra gibi geldi bana. O şiirlerde büyükbabamın, kelimelerle dokuduğu dünyasında; “Hedil” en çok geçen kelimelerden biriydi.

Büyüdüm, Kayseri’nin taş sokaklarında yürürken, o eski kelimenin anlamını aramak için çok zaman harcadım. Hedil’in hangi dilde olduğunu çözmeye çalışırken, aynı zamanda kendi kimliğimi de sorguladım. Ne zaman birinin gözlerine bakıp “Hedil”i hissetsem, sanki o kelimeyi bir kez daha kaybetmekten korkuyordum. Acaba hayatımda eksik olan bir şeyi mi temsil ediyordu? Bunu çok uzun zamandır içimde sakladım. Çünkü bu soruyu sormak bile cesaret istiyordu.

Aşk ve Hayal Kırıklığı Arasında

Bir sabah, güneş ışıkları o kadar parlaktı ki, Kayseri’nin eski evlerinin taş duvarları üzerinde pırıl pırıl parlıyordu. O gün, birine yazmak için elime kalemi aldım. Kimseye yazmadım bugüne kadar, ama o sabah, birdenbire o kelimeyle ilgili ne kadar hissettiğimi anladım. “Hedil” sadece bir kelime değildi; bir duygu, bir arayış, kaybolan bir hatıra gibiydi. Ama yazmadım. Yazmak yerine, bu duyguyu yudumlayarak içimde taşıdım. Çünkü kalbimde ne kadar sevinç, o kadar da korku vardı. Korkum şuydu: yazınca her şey silinebilir, kaybolabilir. Bazen en değerli şeyler, sözcüklerle tanımlanamaz. O kelimenin anlamını da belki hiç öğrenmeyecektim. Ama yine de içimde bir umut vardı.

Bunun, birinin gözlerinde aradığım ama asla bulamadığım bir şey olduğunu düşünüyordum. Belki de “Hedil” bu kadar özel olduğu için, sadece bu kelimeyi taşıyan birine doğru yaklaşabilmek istiyordum. Ya da belki sadece kendi içimdeki eksiklikleri tamamlamak için… Kimi zaman aşkın ve hayal kırıklığının arasında o ince çizgiyi görmek bile zor olurdu.

Bir gün, “Hedil”i gerçekten bulup bulamayacağımı merak ediyordum. O günden sonra, Kayseri’nin o eski, taş kaldırımlarında yürürken, kelimenin bir anlamını bulmam gerektiği duygusunu taşıdım. Ama sonra fark ettim: belki de anlamı bulmak için çok uğraşıyordum. Bazen, kelimelerin anlamları ancak zamanla, bir olayla, bir bakışla, bir anıyla kendini gösteriyordu.

Sonsuz Bir Umut

Kayseri’nin havası akşamları hep soğur, ama o gün, bir şekilde o soğuk beni sarhoş etmişti. Derin derin düşünürken, o an, içimde büyük bir boşluk olduğunu fark ettim. Hedil’i her düşündüğümde, kaybolmuş bir şeyin eksikliği beni içten içe yiyordu. Ama bir yandan da umut vardı. Belki de en büyük anlam, kelimenin gizemini çözmekteydi. Ya da belki de “Hedil”, o gizemi içimde taşımam gerektiği anlamına geliyordu.

O akşam Kayseri’de, evime dönerken, sokak lambalarının altında bir an durdum ve düşündüm. İçimdeki o belirsiz duyguyu anlamaya başladım. Belki de “Hedil”i bulamamıştım, ama bir şey öğrendim: kelimelerin de bir zamanı vardı. Belki de onu bir gün, bir şekilde doğru dilde, doğru kalpte bulurum. Bir kelime, bir duygu, bir his… zamanla her şeyin anlamı değişiyordu. Bugün yaşadığım gibi, bazen duygular çok keskin olur. Ama sonra o duygular, bir başka dilde başka bir anlam kazanır.

Bir Gün Her Şey Anlam Bulacak

Bugün, o eski kelimenin anlamı bana çok daha yakın. Hedil hangi dilde? Belki de, hayatımı anlatan bir cümleye dönüşmeye başlıyor. Kayseri’nin sokaklarında dolaşırken, belki de bir gün o dilin kendiliğinden bana ait olduğunu hissedeceğim. O zaman, “Hedil” kelimesinin ne kadar derin olduğunu anlayacağım.

Bugün, bir kez daha fark ettim ki, bazen kelimeler, yaşadığımız anların anlamını çok daha derinleştirir. Duygular, kelimelere dönüşmeden önce, içinde biriktirilir ve zamanla bir anlam taşır. Benim için “Hedil” belki de geçmişin izleri, belki de geleceğin umutları… Ama her halükarda, bir dilin ve duygunun buluştuğu yerdir.

Bugün düşündüm, belki de hayatımdaki o eksik parça, bir kelimeye ve o kelimenin içinde taşıdığı duygulara aittir. Ve belki bir gün, dilini bulduğumda, o duyguyu tamamen anlamış olacağım. Ama şimdilik, Kayseri’nin sokaklarında kaybolmuş bir kelime gibi; “Hedil” hala bana derin bir anlam taşıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet yeni giriş adresibetexper.xyzTürkçe Forum